18 Mayıs 2007 Cuma

Gamze Şahin-Bekleyişim

Durgun denizin hemen yanında ona göz kırpan bir bank vardı. Oturmayı seçtim. Biraz alındı belki bana ama benimde artık gözlerimin dalabileceği yeri bulmam gerekiyordu. Yalnızlığımın sebebini sorguluyor, çarptığım kapının şiddetini düşünüyordum. Bazen hayat o kadar çekilmez oluyordu ki bense onla savaşmak yerine yenilmiş olmayı tercih ederdim. Yaşama amacımdan bir adım daha uzaklaşan birini tanıyorum. Şimdi o kadar zor ki her savaştan galip, anlı açık çıkmak… Ben savaşmadığım savaşları bile galibiyet saydım, kaçtım.
Ama savaştan değil, kahramanından… Yağmur bastırmıştı. Bank gitmemi söylercesine dua etmişti. Sanki yağan yağmur, dualarının ürünüydü. Sanırım gidecektim ama gidecek yerim yoktu. Kalacaktım mecburen. Basit galibiyetlerin sahibi olan ben yalnızlıkla savaşıyordum. Kaybedeceğini bilercesine yağmura en çok sevdiğim masalı anlattım. Basit galibiyetleri, ani çıkışları ve tabi ki korktuğum sava olan yalnızlığı. Yağmur dinliyor, bazen de aramıza rüzgarı alıyordu. Şiddeti arttırdıkça onu beni anlamaya davet ediyordum. Oysa yağmur masalların kuzu sandığım kurdu, derman sandığım derdimmiş. Rüzgarla birlikte yüzüme çarptığı saçları itiyor, küstahlığımı onlara da anlatıyordum. Yağmur kadar iyi bir oyuncu, rüzgar kadar da iyi bir senaryo olabilirmişim. Annem bu masalı anlatınca, uyumuştum ama şimdi gözlerim o kadar açık ki kaybetmekten korkuyorum.

Hiç yorum yok: