18 Mayıs 2007 Cuma

Andaç Uzel-Kısayı Savunmak

Özdemir Asaf denilince aklınıza ne geliyor?Muhtemelen çoğu kişi gibi ilk önce Lavinia ve daha sonra da kısa,iki dizeden oluşan şiirleri değil mi?
Aslında o sadece bir şair değildi.Sigortacılık,yayıncılık hatta çevirmenlik bile yapan ama her zaman şair olan ve şiiri yaşayan bir şairdir Özdemir Asaf…
Birçok kişi onu ilk Lavinia adlı şiiriyle keşfetmiştir.(aynı benim gibi)Ama Lavinia onun uzun şiirlerinden biridir.Özdemir Asaf’ı tanımaya hep beraber Lavinia’yla başlayalım isterseniz:
Sana gitme demeyeceğim
Üşüyorsun ceketimi al
Günün en güzel saatleri bunlar
Gitme hep yanımda kal…

Sana gitme demeyeceğim
Gene de sen bilirsin
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim
İncinirsin…
Bu dizeleri yazarken acaba şair gerçekten gitmek üzere olan Lavinia’sına mı sesleniyor dersiniz? Karar vermek gerçekten çok zor…En azından ben çok zorlandım karar verirken…
Dediğim gibi Özdemir Asaf sadece dörtlükler yazmazdı.İkilikler veya kısa şiirler onun için dörtlüklerden daha çok öneme sahipti.Zaten önemli olan uzun cümlelerle az şey anlatmak değil kısa cümlelerle çok şey anlatmak değil midir?Bakın mesela ne diyor:
Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu
Birinciliği beyaza verdiler…
Özdemir Asaf ayrıca farklı konulardaki görüşleriyle de dikkat çekebiliyor…Bakın öğütler ve öğüt vermek hakkında ne diyor:
‘’zamanında taze yenmemiş bir ekmeği,başkasına
Bayat yedirme denemesidir…’’
İyi ama Özdemir Asaf kolay yoldan dörtlükler yazmaktansa neden ikilik yazıyor?Neden kısadan yana?
Kısa yazıyor çünkü kelime oyunlarını seviyor.Kısa yazıyor çünkü kelime oyunlarının sadece kısa cümlelerle oynanabileceğine inanıyor…Kelime oyunlarını seviyor çünkü kısa yazıyor…
Bu çakırkeyif şairimizi 1981 yılında kaybettik ve işte tam o zamandan beri şiir şairsiz kaldı…
Son olarak:
Dün sabaha karşı kendimle konuştum.
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum.
Yokuşun başında bir düşman vardı.
Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum.


Hiç yorum yok: