Bu gece nasılsın? diye sorma bana. İnsanlarla, hayatla, zamanla nasıl uğraştığımı bilemezsin. Sebepsiz bir korku var içimde. İstanbul bana gülmüyor bu gece. Bilmiyorum neden bu gece kalbimde bir acı, sızı var. İçimde çığlıklar kopuyor. Ama suskunluğum da odayı kaplıyor. Yarın sabahı düşünüyorum. Sabah bana ilk kim ‘günaydın’ diyecek? Kim bana gülümseyen gözlerle bakacak?
Seninle neden bu gece konuştuğumu bilmiyorum. Sen benim yalnızlığım, karanlığım, içimde büyüttüğüm bensin aslında. Hayattaki hatalarımı silemediğim gibi seni de silemiyorum
içimden. Senin yüzünden yalnız kalamıyorum belki bu hayatta ama benim bir heyecanımsın işte.
Hayatla ilgili sorulacak çok sorum var ama cesaretini toplayıp cevaplayacak kimse yok. Görmezden gelip görenlerdeniz biz insanlar. ‘Beni anlayın, ben anlatmadan’ diyor yazar. Onun için, gözler konuşur bizim yerimize bazen. Bu gece de onu yapalım sen sus.
İnsanlar, deyince sokakta her zaman gördüm ama hiç tanımadıklarım geliyor aklıma. Zaman deyince karşı konulamaz bir değirmen aklımda. Hayat ise herşey veya hiç birşey…
18 Mayıs 2007 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder